7 Ocak 2010 Perşembe

!f Istanbul 9. Uluslararası Bagımsız Filmler Festivali

7 Ocak 2010 Perşembe 0

Bundan birkac yil oncesine kadar daha iyi filmlerin geldigini düsündügüm !f Istanbul, 9.yılında 11-21 Subat tarihleri arasinda Istanbul'da, 25-28 Subat tarihlerinde ise Ankara'da biz sinemaseverlerle bulusacak. Bu sefer degisik filmlerle ilgimizi cekmesini basarir diye umuyorum..Merakla bekliyoruz..

Markafoni

Günlük email kontrollerimi yaparken, bir davetiyeye rastladım..Arkadasım göndermis. Markofoni diye bir alısveris sitesi. Ozel markalardan özel indirimler diye cezbeden bir de reklam koymus basına da. E, tabii ki dogal olarak üye olup incelemeye koyuldum. Belirli günlerde, belirli tanınmıs markaların indirimleri oluyor. Bazıları gercekten inanılmaz fiyatlarda düsüyor, bazılarında da fiyat konusunda cok bir farklılık gözlemlenmiyor. Sanırım birisinin sizi davet etmesi gerekiyor siteye üye olabilmeniz icin. Sıkıntı yasarsanız bana basvurabilirsiniz :)) Bu arada hemen bir eksisozluk arastırması yaptım. Bakınız: http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=markafoni
Ilerleyen günlerde olur da buradan alısveris yaparsam, sizleri bilgilendirecegim efenim.

Güne Lenny Kravitz'le baslamak..

Müzik arsivimi karistirirken Lenny Kravitz'e rastladim. Zamaninda dinlenilmesinden keyif alınan birisiydi. Yıllar gectikce vakti dolan sarkıcılardan galiba. Yeni sarkilari bana o kadar keyif vermiyor. Eski calısmalarını unutmamak, dinlemek gerek arada, bugün yaptigim gibi...
Bende yeri ayrı olan iki sarkısı:
If You Can't Say No
What Goes Around Comes Around

p.s.cocukluk askımdı :))

Los Abrasoz Rotos


Penelope Cruz.. Tamam, kabul ediyorum.. Bu dünyada yerine bir baskasının gelip gelmeyecegi tarsılabilen..tanrıca edasında bir kadın. Bu hafta Broken Embraces filmi vizyona girecek. Cok olumlu elestiriler almıs. Filmin aldıgı oduller bolca mevcut. Penelope Cruz'un oyunculugu yine tartısmasız basarılıymıs. Ah ah ne diyim.. Gelsin de izleyelim. Bant dergisi hayalkırıklıgı yaratan filmler arasında birinci sıraya yerlestirmis ama olsun.. Filmle ilgili detaylı bilgi icin: http://www.sonyclassics.com/brokenembraces/

3 Ocak 2010 Pazar

Adres: Sarıyer Sahil Yolu No:109

3 Ocak 2010 Pazar 0
Annemle Sarıyer sahilinde yürüyüs yapmaya karar vermisken..109 nolu binanın önüne gelince bir de ne görelim..kaldırım boyunca arabalar park etmis, insanlar binanın karsı tarafına gecmis iceriyi gozetliyorlar. 'Hayırdır insallah' dedik biz de meraklıyız ne de olsa huyumuz kurusun bakmaya basladık..
Aa canım bizim Ask-ı Memnu'nun meshur konagı bu..Bihter,Firdevs Hanım,Behlül,Nihal,Adnan Bey..hepsi var. Kıvanc Tatlıtug'un hakkını yiyemeyecegim, sacını kestirdikten sonra insana benzemis, hatta baya bir asmıs kendini. Yakısıklı otesiydi..Allah ozene bozene yaratmıs :)
Simdi etrafımdaki insanlarla kafa kafaya verip sonunda su sonuca vardık; sanırsam Nihal-Behlul'un nisanı tarzı gibisinden bir seyler oluyor. Salondalardı o sırada. Bole ayakta tokalasmalar, opusmeler, gülümseme edasında bir havalar.. Hay allah..Birkac bolum sonrasını simdiden mi solemis oldum..Aman zaten herkes biliyor sonunda ne olacagını. Bizimkisi yorum sadece. Veya yılbası kutlaması zımbırtısı da olabilir artık. Bilemiyoruz :)
Nihal ve Firdevs Hanım beyaz giyinmis.. Bihter cenazeye gider gibi simsiyahtı, elbisesinin kolları dantelli falandı. Firdevscigim masallah o kıyafetiyle genc kız gibiydi. Cok imreniyorum Nebahat Cehre'ye..cok sık, cok guzel bir kadın.
Yalnız Türküm insanını seviyorum. İki pencere gozukuyor topu topu, bir saga bir sola kaykıla kaykıla, 'ha Firdevs Hanımı gördüm ha Behlül iste burda' derken, annemle yarım saat o sogukta dikildik kalabalıga ayak uydurarak. Bihtercigim de pencereye hoplaya hoplaya gelip duruyordu. Bizim varlıgımızdan pek bir mesuttu sanırsam. İceri giremedik yalnız ona yazık oldu. Ahahah. Bu Ask-ı Memnu cılgınlıgı bitmeli artık yeter!! :):) Hatırlıyorum da Asmalı Konak vardı bir ara ve ben o diziyi cok severdim.(utanarak soyluyorum bunu su anda ama ne bileyim herkes hata yapar:p) Insanlar o Urgup'teki evi gezmek icin para verip giriyorlardı ya yok otesi.. Neyse...kısmet diyoruz.

Nine The Musical...


Nine;

Bir arkadaşımın tavsiyesi ile bir ay önce fragmanını izledim. 26 Aralık'ta vizyona girmesini bekliyorduk. Fakat henüz ortalarda yok.Fragmanını bile o kadar beğendim ki filmi dört gözle bekliyorum. Filmde yok yok, tam bir "Oscar Töreni".Kimler mi oynuyor:

Daniel Day-Lewis, Fransızların "Kaldırım Serçesi" ile oscara kavuşan Marion Cotillard;yılların eskitemediği,3.5 saatlik filmlerden vazgeçmeyen Nicole Kidman; "Vicky,Christina, Barcelona" nın çılgın kızı Penelopé Cruz; müzik dünyasının asi kadınlarından Fergie; Kate Hudson ve yılların çok az sarstığı Sophia Loren.

Yönetmenimiz ise yine müzikallerden tanıdığımız Rob Marshall.
Filmi hala merakla beklemekteyim.Bakalım ne zaman görebileceğim!!
Film müziği de bence çok hoş; Fergie'nin seslendirdiği "Be Italian". Yüksek tempolu,dinlenilesi bir şarkı olmuş.

1 Ocak 2010 Cuma

Merakla Beklenenler

1 Ocak 2010 Cuma 0
Yeni yıl sinema açısından hayli doyurucu olacağa benziyor.Artık gelse de izlesek dediğim bir sürü film var.Türk filmi bombardımanı biraz azalır da inşallah,bu eli yüzü düzgün yabancı filmleri görebiliriz artık.
A Single Man
Tom Ford'un ilk yönetmenlik denemesi çok iyi eleştiriler aldı.Filmin kostüm tasarımcısı Tom Ford'la ilgili o bir resim yapsa başyapıt olur,sufle yapsa dünyanın en lezzetli suflesi olur diyerek Ford'un nasıl bir yetenek olduğunu anlatmış.21 günde çekilen ancak Tom Ford'un her türlü detayına önem verdiği bu film bakalım ne zaman vizyona girecek.
Thirst
Oldboy gibi bir filme imza atmış olan dahi yönetmen Park Chan-Wook bu sefer Emile Zola'nın Therese Raquin adlı romanından serbest bir uyarlama yapmış.Komşusunun karısına aşık olan bir rahip bir hastalık sonucu vampire dönüşüyor.Film Cannes'da jüri ödülüne layık görüldü.
White Ribbon
Cannes'da altın palmiyeyi kucaklayan filmin yönetmeni Michael Haneke.Burjuva sınıfından hırsını alan Haneke bu sefer kötülüğü kırsalda arıyor.Siyah beyaz olan ve 1. dünya savaşı öncesi bir alman köyünde geçen film itaat ve ceza yöntemiyle uygulanan eğitim anlayışını sorguluyor.
Antichrist
Charlotte Gainsbourg'a Cannes'da ödül kazandıran Lars Von Trier'in son filmi korku türünde bir deneme.Ama konu Trier olunca daha fazlası da oluyor.Yılın en çok konuşulan ve tartışılan filmlerinden biri.
September Issue
Vogue'un efsanevi 2007 eylül sayısının hazırlanışını konu alan ve Anna Wintour'un çalışma stilini ayrıntısıyla gösteren bu filmi Türkiye'dekiler hariç tüm fashionistalar gördü galiba.
Up in the Air
Amerika'da çok sevilen ve oscarlarda aday olması beklenen bu filmin başrolünde George Clooney var.Ömrü havalanlarında ve otellerde geçen bir adamın aşık olması ve hayatının değişmesini anlatan bir "iyi hisset" filmi.
Let the Right One In
Alacakaranlığın pembe diziye dönüştürdüğü vampir mitine karşı bu isveç filmi çocuk vampirleri ve güçlü hikayesiyle izleyicilerde soğuk duş etkisi yarattı.Geçen sene Ankara Film Festivali'nde görme şansı bulduğum bu orijinal film sonunda yeni yılda vizyona giriyor.
Nine
Bir başka oscar yolcusu da Federico Fellini'nin 8 1/2 filminin opera uyarlamasının müzikal hali. Daniel Day Lewis,Judi Dench,Nicole Kidman,Penelope Cruz,Marion Cotillard gibi oscarlı oyuncuların olduğu filmin yönetmeni Rob Marshal.
Broken Embraces
Almodovar'la işbirliğine devam eden Penelope Cruz bu filmde üç ayrı karakteri canlandırmış ve bayağı zorlanmış.Almodovar'ın bu en pahalı ve en uzun filmi artık oscarlı olan mütevazi oyuncu Penelope Cruz'u daha da yıldızlaştıracak gibi.
Box
Donnie Darko'yla en iyi ilk filmlerden birini çeken,sonrasında Southland Tales ile sinemanın en tuhaf filmlerinden birini yapan Kelly bu sefer Cameron Diaz'ı başrole taşımış.
Lovely Bones
Peter Jackson'ın son filmi Lovely Bones kadrosuyla dikkat çekiyor:Mark Wahlberg,Rachel Weisz,Susan Sarandon ve altın kürede adaylık kazanan Stanley Tucci.Film öldürülen genç bir kızın cenneten ailesini ve katilini izlemesini anlatıyor.

Analık zor iş


Yeni yılın ilk saatlerinde kanaltürkte sürpriz bir film vardı.Hideo Nakata'nın aynı isimli korku filminin başrolünde Jennifer connelly'nin olduğu Amerikan remaeki Dark Water.Filmde boşanmış bir anne olan Dahlia kızı Cecilia ile Roosevelt adasında metruk bir binaya taşınır.Boşanma yüzünden zaten gergin olan Dahlia üst kattan sürekli damlayan sular,gelen sesler ve kzının hayali arkadaşı Natasha yüzünden daha bir gerilir.Gördüğü hayaller yüzünden sevdiği kıznı kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya gelir.Filmin finali de annelik ve fedakarlıkla ilgili ve duygusal olmuş.Genel olarak bildiğimiz klasik bir konu.Halka'daki gibi burada da annesinin terkettiği küçük bir kız ve yarattvığı gerilim var.Bir ara çok popülerdi bu tarz japon korku filmleri:Garez,Halka vs...Özellikle suyu ve küçük kızları bir korku ögesine dönüştürmüşlerdi.Bu remaeki izlenebilir kılan da filmin geçtiği ürkütücü binayla,sürekli yağmurlu ve karanlık olan hava.
A Beautiful Mind ile oscar kazanan Connelly filmi çok güzel götürüyor.Kendisi çok sevdiğim bir oyuncu.Dram ağırlıklı filmlere çok yakışıyor.Sisler Evi'nde çok başarılıydı mesela.Sade bir güzelliği olan Jennifer Connely 2007'den beri Nicholas Ghesquiere'in de ilham kaynağı ve Balenciaga'nın yüzü.

Harikaydın Remzi

Armada'daki Remzi Kitabevi'ni oldum olası sevmişimdir.Sıcak bir atmosferi,işini severek yapan çalışanları var.Ama en önemlisi rahat koltuk ve sandalyelere oturup dergi ve kitapları karıştırabilmeniz.Ben en çok yabancı dergilere bakmayı seviyorum.Bugün biraz abarttım ve Voguelara dalıverdim.
Vogue Hommes International

Fransız Vogue'un editörlüğünü yapan Carine Rotfield'in editörlüğünde yılda 2 kere çıkan dergi Vogue'un erkek edisyonu.Sonbahar kış 2009 sayısını detaylıca inceledim.Çok yoğun içerikli bir dergi öncelikle.Çok güzel editoryaller ve röportajlar var.Styling'ini Rotfeild'ın yaptığı sarışın dandy bir kasap çırağının resmedildiği kanlı bir editoryal yapmışlar ki çok başarılı.Ayrıca kült oyuncu Willem Defoe'yla yapılmış çok güzel bir çekim daha var.Ayrına Francis Ford Coppola'yla ve son filmi Tetro'nun başrolündeki genç yakışıklı Alden Ehrenreich'la röportaj yapılmış.Alden aynı zamanda kapak erkeği olmuş.Ben Leonardo DiCaprio'ya benzettim biraz ama daha hoş.Ayrıca son olarak Inglorious Basterds'daki nazi olarak rol alan Daniel Brühl'le ve moda tasarımcısı Alber Elbaz'la yapılmış söyleşiler var.Özellikle Lanvin'in baş tasarımcısı Alber Elbaz'la yapılan söyleşi çok güzel.Bir moda dahisinin hayatı,takıntıları ve çalışmarıyla ilgili çok güzel bir röportaj olmuş.
Vogue US


Anna Wintour'un editörlüğündeki Vogue Amerika ocak sayısı da bayağı dolu.Epey bir editoryal var.Kapak kızı Rachel McAdams'ı Mario Testino fotoğraflamış.Ayrıca styling'ini creative director Grace Coddington'ın yaptığı Almost Famous adlı harika bir editoryal var,Steven Meisel çekmiş.Patrick Demarchilier ise Go West adlı editoryali görüntülemiş.
British Vogue

Editörlüğünü Alexandra Schulman'ın yaptığı İngiliz Vogue ocak sayısının kapağına oscarlı oyuncu Rachel Weisz'i taşımış.Kendisiyle yapılmış çok hoş bir çekim var.Yazlık elbiselerin kullanıldığı çeimde oyuncu son filmi Lovely Bones'u anlatmış.
2010'un ilk sayısında sektördekilerle önümüzdeki yıllar için modayla ilgili tahminleri sorulmuş.Çoğu kişi optimist ve minimal bir dönem öngörmüş.
Derginin ağır topu ise Tom Ford'la yapılan söyleşi.Ford Single Man'i nasıl çekmeye karar verdiğini,yapım aşamasını,başarı sırlarını ve çocukluğunu anlatmış.Çocukken bir buzdolabı kutusunda saatlerce yatıp vampircilik oynarmış moda dehası meğer.

Şimdilik bu kadar yeter gibi.Önümüzdeki ay görüşmek üzere Remzi!!!

yılbaşı ekranı


Yılbaşı gecesi ntvde ünlülerin düetleri,atvde bir şarkısın sen starda yerli mali,hadise ve ibo show,showda var mısın yok musun-karışık yeteneksizsiniz kanald de geniş aile ve çok güzel hareketler bunlar vardı.Bu karışıklık içinde ben bir tek çok güzel hareketleri izledim.Gerçekten çok eğlenceli ve komikti.Testere skecine özellikle bayıldım.Estetik çılgınlığıyla ilgili skeç de çok komikti.Funda Arar,Zeynep Casalini ve Ayşe Özyılmazel de konuk sanatçılardı.Ayşe'nin Enerji şarkısını çok beğendim(klibi de varmış).Nil'in tarzına benziyordu biraz ama yine de güzel olmuş.Ayşe Özyılmazel uzun çizmeleri,deri taytı,şık omuzlu üstüyle Balmain mankeni gibiydi.
Yani çok güzel hareketler bunlar da olmasa yeni yıl ekranı çok sönük kalcaktı.İlk skeçteki şarkı da müthiş komikti.Zamanında Avrupa Yakası için bestelenen fındık fıstık gibi bu şarkıyı da radyolara falan verseler keşke,sözleri bayağı komik çünkü:"halsizliğin tutsun,motorun bozulsun,domuz gribi ol inşallah!"
 
◄Design by Pocket