4 Mart 2010 Perşembe

Yaprak Dökümü ve Ali Rıza Bey'in Kilo Problemi

4 Mart 2010 Perşembe

İzle ve öl Türk dizilerinin en loserlarından biri Yaprak Dökümü. Ama gudik hayatımı daha nasıl çarçur edebilirim diye düşünürken bu diziyi izliyorum, evet Upper East Side'daki yaşıtlarım (hatta benden küçükler!) Bottega Veneta ve Michael Kors kıyafetler içinde partileyip sevişirken bu sikko diziyi izliyom ara sıra. Çünkü acayip eğlenceli ve o kadar iğrenç ki o derece leziz.
Gururlu ve hobibaz insan Ali Rıza'nın çilesi bitmiyor. Bu kadar tribe, kedere, sofradan kalkıp afiyet olsun diyerek g.tünü dönüp oturmasına rağmen Ali Rıza Bey hala kocaman. Üreyemeyen pandalar gibi kabız bir şekilde geziyor. Kaymakamların emekli maaşı iyi bişey değil mi ya bu nasıl bi fakirlik? Şimdi de kızının evinde kalmaya başladılar. Necla zamanında bir zengin koca hacılayıp sonra adamı gömmüştü üzerinize afiyet. Mudo Concept'in nadide parçalarıyla döşenmiş villada tek başına kalıyordu ama ailesi çörekleniverdi. Tam da kızcağız döşü kıllı, zengin bir kısmetle tanışmışken!
Leyla zaten gerçek bir geyşa ruhuyla yolunu buldu ve tecavüzcüsünün maço kollarında saadete erdi. Bi Şevket yalnız garibim. Çok bilgili bir arkadaşımın dediği gibi " Dünya kadar malın olacağına fındık kadar a.ın olsun." Neye elini atsa batırdı.
Ferhunde yüzünden tabi. Kötü kadın olmanın dayanılmaz hafifliği içerisinde meczupça eğlenen Ferhunde favori karakterimdi ama artık o kadar bayık ki Deniz Çakır bile kurtaramıyor bu diziyi.
Dizinin tek mutlu insanı, evliya sabırlı Fikret'in bile evliliği çatırdadı yani hayat zor gerçekten.
Ey Türk insanı sana reva görülen bu ucubik şeyleri izleme onun yerine... Hımm yok işte birşey, izle anasını satayım. Çıkmaz sokaklar da bitti sonunda çünkü.

1 fikrim var:

stress dedi ki...

canım benım cok haklısınn,tüm desteğim senınle:))

 
◄Design by Pocket