show etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
show etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Mart 2012 Cumartesi

Sıla Uçurdu Bizi...

24 Mart 2012 Cumartesi 0
Dün gece Sıla, Ankara'yı sesiyle kavurdu. İlk çıktığından beri büyük bir bağlılıkla dinlediğim Sıla'yı nihayet canlı canlı dinledim. Şarkıları zaten harika, ama canlı dinlemek müthiş birşey herkese tavsiye ederim. Malum adlı parçasıyla, gizliden gizliden sahneye çıktı; Bana Biraz Renk Ver dedi; sonra Gel Gel Sarışınım dedi. Hepsi de harikaydı gerçekten. Sonra bir ara Sıla okulunun öğrencileri, Sıla'nın vokalleri sahneyi ele geçirdiler. Hepsi birbirinden harikaydı. Sıla'nın, Gökhan Keser'in ardından çok başarılı öğrencilerini mezun etmeye devam edecek diye düşünüyorum.
Bunlara ek olarak, Sıla'nın kıyafetini pek beğenmedik. Kendisine çok yakışacak başka kıyafetler giyebilirdi. Çok siyahtı kendisi dün gece. Ama bu kadı kızının küçük kusuru.
Arkadaşlarımla çok eğlendim, çok güldüm, çok şarkı söyledim. Ö.D.'ye ve E.İ.'ye bana eşlik ettikleri için çok teşekkür ediyorum. Başka başka Sıla konserlerine gitme dileğiyle diyorum. Fırsat bulursanız tekrar tekrar gidin...

18 Ekim 2010 Pazartesi

~Carmen~

18 Ekim 2010 Pazartesi 0
Geçtiğimiz yaz gittiğim Madrid'de, "Buraya kadar gelmişken, bir flamenko izlemeliyiz!!!" dedik arkadaşlarla. Özellikle yerel bir gösteri aradık. Bunun için birkaç flamenko bar gezdik, fakat kendilerinin sabit bir yeri yokmuş. Gezicilermiş. Bulamadık bizde. Tam vazgeçmişken, birde baktık dünyaca ünlü "Carmen" balesi Madrid'e sahnelenmeye başladı. Fırsat bu fırsat -hem dünayca ünlü bir baleyi izlemiş olacağız, hem de profesyonel dansçılardan flamenko izleyeceğiz- dedik ve hemen biletlerimiz aldık. Gösterinin yapıldığı salon çok güzeldi. Yüksek tavanlı ve kubbeli, balkonlu, altın varaklı, kırmızı kadife perdeli bir salondu. Tarih filmlerinden bir sahnenin içindeymişim gibi geldi bir süre. Salonun o etkileyici havasından kurtulmam çok uzun sürmedi. Çünkü çok sürmeden Carmen sahneye çıkmıştı. İspanyol kadınların yerel kıyafetleri içerisinde, başında gülü, omzunda şalı ve kat kat elbisesiyle.
Gösteri, Carmen'in kendisine aşık ettiği erkeklerin, Carmen'i görünce nasıl başlarının döndüğünü, Carmen ne isterse yaptıklarını ve en sonunda Carmen'e ilk aşık olan askerin Carmen'i öldürmesini perde perde ele alıyor.Balerinlerin hep beraber sahneye çıkıp ellerinde kastanyetlerini tıkırdatarak, dans etmeleri beni benden aldı. Çok güzeldi. Beni etkileyen sahne sadece bubnunla da sınırlı değil. Carmen ve diğer kadınlar arasında geçen atışmalar, ve en sonunda tutuştukları kavga gerçekten çok güzel oturtulmuştu sahneye. Carmen, deyim yerindeyse çok arsız bir kadın:)) Kavganın sonunda, dövdüğü kadını saçlarından tutup yerde sürükleyip, ardından da yüzüne falçatayı çekti.
Bu etkileyici ve komik unsurlarla bezeli gösteriyi herhangi bir yerde yakalarsanız izlemenizi tavsiye ederim. Hemen hemen bütün dünyanın bildiği İspanyol geleneklerinden parçalar bulacaksınız ve eminim ki siz de çok sevecek ve etkileneceksiniz.

20 Haziran 2010 Pazar

Body Worlds - Orijinal Vücut Dünyası Sergisi

20 Haziran 2010 Pazar 0

Dünya'nın en tuhaf sergilerinden birisinde yer aldım geçen hafta İstanbul'a gittiğimde. Yeri çok kolay..Karaköy'de İstanbul Modern'e gider gibi gidiyorsun otoparktan girdin mi hooop karşındaki bina Antrepo 3. Arkadaşımın annesi Almanya'dayken gitmiş..kelimelerle anlatılacak bir şey olmadığına pek anlam verememiştim başta ama gördükten sonra daha da iyi anladım. Sergiden çıktığımda en büyük hayalkırıklığım yaşlanma konusuydu. 20'li yaşlardan sonra hücreler kendini yenilemiyormuş ve yavaaşş yavaşş yaşlanıyormuşsun..sistemlerin çökmeye başlıyormuş:/ Bir de ilk girdiğinizde, adam elinde derisini tutuyor. Çok tuhaf yani derimiz olmasa çirkin bir görüntümüz olurmuş. (Buna da böyle bir yorum yapan tek kişi benim herhalde. Daha bilimsel bir şeyler demeliydim burada sanırım..üzgünüm:p) At ve zürafanın kas ve iç organlarını incelemek de son derece garip bir duyguydu.(hani adam insan vücudunu bitirmiş kendini aşmış onlara da el atmış, inanamadım! Gerçi işte bilim adamı olmak böyle bir şey ehueh) Nasıl anlatsam bilemedim. Açıkçası o kasları çok gerçekçi bulmadım, hele damarlar falan iyice bir değişikti, sünger gibi! Plastinasyon yöntemi uygulanıyormuş, en son bu halini almış.. Milyonlarca kişi organ bağışında vs bulunmuş, onların sonucunda da bu sergi ortaya çıkmış. Cenin bile gördüm öyle söyleyeyim size! Kısaca bu plastinasyon yönteminden bahsetmek gerekirse (bence videoyu mutlaka izleyin ne kadar okunsa da orada izledikleriniz kadar detaylı bir anlatım olmuyor.)

Detaylı incelemek isterseniz sayfasına da göz atabilirsiniz (Aralık'a kadar sergi devam edecek. Fiyat: 21 öğrenci, 25 tam + 5 lira da tercihe göre sesli dinlemek isterseniz kulaklık alıyorsunuz): http://www.bodyworlds-istanbul.com/
Ben de plastinasyon yöntemini bu sayfadan alıp size aktarıyorum..

13 Mayıs 2010 Perşembe

Bir Candan Geçti Beytepe'den...

13 Mayıs 2010 Perşembe 2
Dün, okulumuzun bu yıl ki bahar şenliklerinin açılışını Candan Erçetin'le beraber yaptık. Okulumuzun dışından da girişin serbest olduğu konser çooookk kalabalıktı. Herhangi bir sayı kestiremiyorum. Bu kalabalığa rağmen, konseri veren kişi son derece kaliteli ve profesyonel olunca, müthiş bir coşku ve neşe hakim oldu kalabalığa ve hiç bir taşkınlık olmadan bitti dün gece. Candan Erçetin'in sesi, şarkıları ve yorumuyla ilgili bir yorum yapmak isterim, ama o seviyede değilim. Konser oldukça hareketli başladı. İlk olarak yeni albümünden "Bahar" adlı parçayı seslendirdi. Ardından yine yeni albümden parçalar geldi. Albüm yeni olmasına rağmen konseri izleyen kalabalık hep bir ağızdan şarkılara büyük coşkuyla eşlik etti.Bu da haliyle Candan Erçetin'i şaşırttı ve bu sahne de dile getirdi:)) . Daha sonra kendisinin en hüzünlü şarkısı olarak nitelendirdiğim "Yalan" adlı parçasını seslendirdi. Aslında hep birlikte seslendirdik. İzleyenler daha fazla slow şarkılar istemelerine rağmen, Candan Erçetin, bunun bir bahar şenliği olduğunu ve hareketli parçalar söylemesi gerektiğini kibarca dile getirim konserine devam etti ve Balkan Havaları'na şöyle bir girdi ve kalabalık bir anda hareketlendi. Çok beklediğimiz "Vay Halime " adlı türküsünü de söyledi. Ama türkünün albümdeki kayıtlarında yer alan Suzan Kardeş'in seslendirdiği kısımlar olmadığından hepimiz başta biraz şaşırdık. Ama olsun böyle de çok güzeldi. En son da "Melek"i seslendirdi ve konserine son verdi.
Kendisini sahne de çok mütevazı gördüm. Şarkılara genel olarak katılmamızdan dolayı tüm şarkıların sonunda biz onu alkışlarken o da bizi alkışladı, ve yerlere kadar eğilerek bizleri her seferinde selamladı. Kendisine çok çok çok teşekkür ediyoruz, böyle bir geceyi bize yaşattığı için. Unutlmayacak zamanlar arasına girebilir;)

15 Nisan 2010 Perşembe

Şaştım Kaldım...:))

15 Nisan 2010 Perşembe 0
Akşam radyo dinlerken, radyo da tuhaf bir haber duydum. Böyle bir şey gerçek olsa ne olur diye düşünmeden edemedim. Şu İngilizler'in kalın kaşlı, saçı başı dağınık, yaşlı başlı, sesiyle insanları şoka sokan teyzesi, Susan Boyle bir açıklama yapmış ve hayatta en çok istediği şeyi dile getirmiş. Neymiymiş en çok istediği şey?? Hazır olun, sıkı durun!!! Susan Boyle, Lady Gaga ile düet yapmak istediğini açıklamış!!!!! Şok oldum. Görünüş olarak tamamen zıt iki insan. Şöyle Telephone gibi bir klipte, Beyonce'nin yerine Susan Boyle'ı hayal ettim. Ve olamayacak bişey olduğuna karar verdim. Ama bir de bakmışız Lady Gaga'nın bir sonra ki çılgınlığı da Susan Boyle'la düet yapmak olur.Sİzce
Bu ikili ne kadar tutar??

Lady Gaga Klipleri...

Son iki yıldır ülkemizde birçok kişi tarafından takip edilen Lady Gaga; şarkılarından ziyade yarattığı görsel şovlarla insanları kendisine bağlıyor. Çektiği kliplerin hemen hepsi film tadında. Senaryoları ve iyi yönetmenleri var ve en öenmlisi Lady Gaga'nın hayal gücü var. Son yıllarda bu kadar üretken bir şarkıcı ya da sanatçı (demeye pek dilim varmıyor ama öyle olsun). Kliplerini gerçekten çok zevk alarak seyrediyorum. Kendisi son çıkan "Telephone" adlı şarkısna çektiği kliple de olay oldu, herkesin dilinde; herkes birbirine "klibi gördün mü?" diye soruyor. Klip çıkmadan baya uzun zaman önce Lady Gaga, Facebook üzerinden kliple ilgili resimler ve kısa görüntüler paylaştı. Bizlerin ağzına birer parmak bal çaldıktan sonra; biz klibi heyecanla bekledik. En sonunda yayınlandı, ama ülkemizde ve eminim daha birçok ülkede sansürlenmiştir. Hatta ABD'de bile biraz dokunulmuştur klibe. Çünkü, klip sınırlarda geziyor. Gaga'nın göstermediği yeri kalmamış. Hemen bir tane "Clean Version" çıktı. Bu daha edepli=)). Bundan önce çektiği "Bad Romance" klibide küçük bir sansüre uğramış. Geçenlerde Dream Tv'de izlerken farkettim, Gaga'nın klibin sonuna doğru ayı postunu üzerinden atıp kalçalarını gösterdiği sahnenin yerine başka görüntüler gelmiş. Bakalım sevgili Gaga daha neler yapacak. Kendisi herkesin bildiği gibi çok çılgın, sınır tanımayan bir kişilik. Paparazzi'nin ardından devam klibi gibi olan Telephone geldi. Bakalım bundan sonra gelecek olan hangisi olacak?? Hep beraber göreceğiz...

19 Ocak 2010 Salı

Istanbul 2010 tanıtım filmi..

19 Ocak 2010 Salı 0
Facebook'ta demin gezinirken bu videoyu izledim. Izleyin, izletin.. Herkesle paylasın. Guzel olmus. Url'sini bulamadım. Facebook'taki linkini veriyorum o yuzden direk:
http://www.facebook.com/video/video.php?v=267199153400&ref=mf

18 Ocak 2010 Pazartesi

2010 Avrupa Kültür Baskenti: Istanbul

18 Ocak 2010 Pazartesi 0


Bu sene Istanbul'la birlikte, Macaristan'ın Pecs ve Almanya'nın Essen sehirleri de kültür baskenti. Dört yıl zaman gecmesine karsın projelerdeki karısıklıklar, istifalar, paralar nereye gitti soruları konusuladursun.. gecenlerde 7 tepe Istanbul'un 7 ayrı noktasında konser ve ates gösterileri sergilendi. Iclerinde; Kırac, Mehter takımı, Mercan Dede, Nil, Mor ve Otesi, Tarkan'ın verdigi konserler beklenen ilgiyi gördü ve olaganustu bir güvenlik saglanarak istenilse güzel kutlamalara ev sahipligi yapabilecegini kanitlamis oldu. Ben konser gününden önce Taksim'deydim. Sadece hazirlik asamalarini gördüm. Ertesi gün de Dolmabahce Sarayı'nın önünden gectim. O kadar güzel isiklandirmislardi ki bi 10 dk önünde bekleyip izledim. Ne yazik ki geceyarisina kadar acik olacak dedikleri müzelerin cogu 9 gibi kapanmisti.
Bu dört yıllık süreç icerisinde aslinda bircok güzel proje ortaya cikti, yapilip yapilmayacagi hala kesin degil ama bir göz atmak isterseniz kisaca birkac projeden bahsedecegim. (Newsweek dergisinden okudugum projeler bunlar)
-Atatürk Kültür Merkezi: Yıkılıp yeni bir AKM yapmaya karar verildi ama bu dusunce bu sene icin durduruldu.
-Ayazaga Kültür Merkezi: Istanbul Kültür ve Sanat Vakfı'nın yıllardır cürümeye terkedilmis projesinin AKM katkısıyla tamamlanacagi söylendi. Ama bu sene icinde yetismesi zor gözüken projeler arasinda.
-Leonardo Da Vinci Köprüsü: Üstadın bes asir once yaptıgı cizimleri uzerinden Halic'e yapilacak köprünün 2010'un simgesi olacagi soylendi. Belediye yapacak denildi. Henuz ses yok. Bu arada benim en ilgimi ceken proje bu olmustu okuyunca. Yapılırsa gercekten cok güzel olacagini düsünüyorum.
-Tarlabasi ve Sulukule'de Kentsel Yenileme: Bununla ilgili de henuz bir ses yok.
-Bizans Surları: UNESCO'nun tepesini arttıran ve Istanbul'u dünya mirası listesinden cıkarmanın esigine götüren skandal yenilemelere son verildi. 2010 Ajansı simdi AB normlarına uygun bir yenileme uygulaması gelistirmeye calısıyor.
-Topkapı Siber Müzesi: Rusya'daki ünlü Hermitage Müzesi'ndekine benzer sekilde Topkapı Sarayı'nın da bilgisayar ortamına tasinacagi ve bir baska projede, müzede dijital hologramlı tanıtım yapılacagı soylendi. Programda yok.
-Zaman Kapsülünde Istanbul Tarihi: Bir zaman kapsülü icinde Istanbul tarihinde seyahate cıkılacak. Süleymaniye'den Fener Patrikhanesi'ne kadar Istanbul'un cok kültürlülügü sergilenecek denmisti. Rafa kaldırıldı.
-Istanbul Dreams: Anadolu Atesi'nin yönetmeni Mustafa Erdogan'ın, uluslararası dans projesi "Istanbul Dreams" icin Ajans'la 2 milyon dolarlık protokol imzalandıgı söylenmisti. Programda yok.
-Yenikapı Müzesi: Marmaray kazılarında ortaya cıkan 8 bin yıllık gemi kalıntılarını sergilemek icin özel müze kurulmasi düsünülüyordu. Kazilar uzadigi icin kayiklarin ustten görünebilecegi bir 'seyir terası' insa edilmesi ile yetinildi.
Son olarak soyle bir not dusecegim.. Projelerdeki fikirler cok güzel, emek harcandigi da belli, ama yine sanki her seyi son dakikaya birakmisiz gibi bir izlenim birakmiyor da degil tum bunlar. Gerci, Avrupa kentleri arasında en az ekonomik guc sahibi olan kent Istanbul oldugu icin cok masraflı islerin altından rahatlıkla kalkamayacagiz, diger Avrupa kentleri kadar gösterisli seyler yapamayabiliriz, ama elimizde var olan yapılarımızı ve degerlerimizi en iyi sekilde sergileyebilirsek bu isin altından kalkabiliriz gibi. Sanırım bütün bunları(basarılı olup olmadıgını, eksiklikleri vs..) ancak 2010 yılı bittiginde konusabilecegiz.

8 Ocak 2010 Cuma

Eyesores Art Show

8 Ocak 2010 Cuma 0
Facebook'tan görmeye alıskın oldugumuz sevimli minik eyesore'lar simdi 3 boyutlu olarak Istanbul Milk Design Store&Gallery 'de 15 Ocak'a kadar ücretsiz bizleri bekliyor. Gidebilirsem eger, bir sürü resim cekmeyi düsünüyorum veya siz giderseniz benim yerime bol bol resim cekin, sonra da bana yollayın :)
Blogumuza da yerlestirdim bir iki tane zaten görmüssünüzdür. I kiss you, eyesores!


 
◄Design by Pocket